Varis Tedavisinde Kliniğimizde Uygulanan Ameliyatsız Çağdaş İleri Tıbbi Tedavi Yöntemleri ile Sağlığınıza Kısa Sürede Kavuşun.

Shopping cart

Roza (Rosacea) Hastalığı Tedavisi

Roza (Rosacea) Hastalığı Tedavisi

Roza (rosacea), genellikle yüzde kızarıklık, kılcal damar belirginleşmesi, sıcak basması hissi ve zaman zaman sivilce benzeri lezyonlarla seyreden kronik bir cilt hastalığıdır. Özellikle burun, yanak, alın ve çene bölgesinde daha sık görülür. Bununla birlikte, hastalığın şiddeti kişiden kişiye değişebilir ve dönemsel alevlenmeler gösterebilir. Ayrıca, çevresel faktörler, stres, sıcak-soğuk değişimleri ve bazı besinler belirtilerin artmasına neden olabilir. Bu nedenle, roza hastalığında tetikleyicilerin belirlenmesi ve kontrol altına alınması büyük önem taşır. Sonuç olarak, uygun bakım ve yaşam tarzı düzenlemeleri ile belirtiler azaltılabilir ve hastalığın seyri daha kontrollü hale getirilebilir.

Tedavide Amaç
Belirtileri kontrol altına almak, kızarıklığı azaltmak ve hastalığın ilerlemesini önlemektir. Tedavi kişiye özel planlanır.

Tedavi Yöntemleri:

  • Topikal kremler: Kızarıklık ve iltihabı azaltmaya yardımcı olur
  • Ağızdan ilaçlar: Orta ve ileri vakalarda kullanılabilir
  • Lazer ve ışık tedavileri: Belirgin kılcal damarları ve kızarıklığı azaltmada etkilidir
  • Tetikleyicilerden kaçınma: Güneş, sıcak-soğuk değişimleri, alkol ve baharatlı gıdalar gibi faktörlerden uzak durmak önemlidir

Kimlerde Görülür?

  • Açık tenli bireyler
  • 30 yaş üstü kişiler
  • Hassas cilt yapısına sahip olanlar
  • Ailesinde roza öyküsü bulunanlar

Roza hastalığı tamamen ortadan kalkmasa da, uygun tedavi ve düzenli bakım ile kontrol altında tutulabilir. Tedavi süreci dermatolojik değerlendirme ile planlanmalı, bazı durumlarda damar odaklı tedaviler için ilgili uzman görüşü alınmalıdır.

Varis Risk Faktörleri

Birtakım faktörler, varis oluşumuna zemin hazırlamaktadır. Bu faktörler; genetik yatkınlık, yaş, cinsiyet, hamilelik, sıcak iklim, obezite, kabızlık, geçirilmiş karın ameliyatları ve uzun süre oturmak ya da ayakta durmak gibi unsurlardır. Aynı zamanda Varis bir “meslek hastalığı”dır.

Bursa Varis Tedavisi Doktoru
Roza (Rosacea) Hastalığı Tedavisi

1- Genetik yatkınlık. 

Anne ve babanızın akrabalarından miras kalan genler birleşerek sizde varis oluşumunda genetik yatkınlık yaratmış olabilir.

2- Yaş

Yaşın ilerlemesi damarlarda varis oluşması riskini artırmaktadır. Yaş ilerledikçe, damarların içinde bulunan ve kan akışını ayarlayan kapakçıklar üzerinde aşınma ve yıpranma gelişmektedir. Sonuç olarak, bu yıpranma ve aşınma damarları ve kan oluşumunu olumsuz yönde etkileyerek varis oluşmasına sebep olur.

3- Cinsiyet

Kadınlarda varis görülmesi durumu daha yaygındır. Kadınlara özgü dişilik hormonları damar çeperlerini rahatlatmaya yardımcı olmaktadır. Hamilelik sürecinde, regl döneminde ya da menopoz döneminde yaşanan hormon değişimleri varis oluşması riskini artırmaktadır. Doğum kontrol hapları kullanmak varis oluşumuna sebep olabilmektedir.

4- Obezite:

Çok fazla kilolu olmak ya da obezite, damarlar üzerinde baskı ve basınç oluşturacağı için varis riskini artırmaktadır.

5- Uzun Süre Ayakta Durmak veya Oturmak

Aynı pozisyonda uzun süre boyunca ayakta geçirmek zorunda kalan ya da sürekli masa başında oturan bireylerde, varis oluşması riskini artırmaktadır.

6- Doğum kontrol hapı kullanımı,

7- Venöz damar duvarını bozan birçok etken ve damar duvar zayıflığı,

8- Venöz sistemde basınç artması,

9- Sigara

Varis Hastalığının Belirtileri

Ayak bileğine yakın bölgelerde cilt üzerinde yaralar oluşması.

Damar genişlemesiyle ortaya çıkan varis hastalığının pek çok şikayeti ve belirtisi bulunmaktadır. Tedavi edilmeyen her bir ayrı süreç, ciddi problemleri de beraberinde getirir. Hastalığın ilerlemesinden sonra bireyler, bacaklarında genişlemiş, morarmış, kıvrımlaşıp dışarı taşmış damar yapılarını rahatlıkla görebilirler.

Bacaklarda ağrı, kaşıntı, dolgunluk hissi ve kramp

Bacaklarınızda sürekli olarak aniden kramplar yaşıyorsanız mutlaka kalp ve damar cerrahisi uzmanına görünmeniz gerekmektedir. Geceleri gündüze oranla daha sık yaşanılan ağrılardır. Ağrı ve kramplar, kişiyi uyku halindeyken bile uyandırır. Varis hastalığının belirtileri arasında özellikle, hastalar akşam saatlerinde bacaklarında dolgunluk hissederler.

Karıncalanma hissi, uyuşukluk ve şişlikler

Damar genişlemelerine bağlı olarak bacak uyuşmaları ve karıncalanma hissi önemli olan bir diğer belirtilerdendir. Zaman zaman bacaklarda bilek bölgelerine doğru şişlikler belirir.

Ciltte beliren kalınlaşma ve sertleşme

Cildinizde sertleşme ve kalınlaşma, tedavinin geciktirmesi halinde meydana gelir. Daha sonraki süreçte kanamalarla yaraların oluşumu gözlenir. Yaralar ve ülserli durumlar oluştuğu zaman tedavi için geç kalınmış olabilir. Varis hastalarının en sık şikayeti, görüntü bozukluğudur. İleri derecede venöz yetmezliği ve çok büyük varisleri olan hastaların bir kısmında da hiç bir şikayet olmayabilir.Ayrıca kılcal varisleri olan hastalarda, venöz yetmezlik belirtileri genellikle olmaz. Oysa, bu tür varisleri olan kişilerde venöz ülserler, pıhtı oluşumu, kanama ve zamanla diğer normal toplardamarlarda da yetmezlik gelişmesi gibi problemler doğabilir.

Varis hastalığının belirtilerine genel olarak yukarıda değindik. Sizler de bu gibi şikayetleri artık hissediyorsanız mutlaka bir uzman hekime muayene olmanızda fayda olacaktır

Kılcal Damar Çatlaması Varis Tedavisi

Varis hastalığını “Kozmetik ve hastalık” olmak üzere iki ayrı şekilde derecelendirebiliriz.

Kozmetik varisler fiziki olarak bireye rahatsızlık vermez. Kozmetik varisler, erkeklere oranla bayanlarda çok daha sık yaşanır.

Semptomatik varis hastalığı ise, fiziki olarak bireyin günlük hayattan verim almasını engeller. varisin kalınlığını, yayılım gösterdiği alanı dikkate almak gerekir. Varis hastalığını; hafif, orta, ileri, çok ileri olarak derecelendirmek mümkündür.

Tedaviyi reddettiğiniz aşamalar sonrasında varis hastalığınız ilerler. Son aşamada kalın varis olarak karşınıza çıkarak rahatsızlanmanıza sebep olur. İleri düzeyde oluşan görünümler bireyi oldukça korkutabilir.

Damarlarda çatlama meydana gelir, yaralar oluşur. Bu tip yaralara “varis ülseri” adını vermekteyiz. Oksijen tekniğiyle  varis ülserlerinin tedavisi mümkündür. Roza (Rosacea) Hastalığı Tedavisi

Diğer Varis Tedavileri

Varis Dereceleri

  • Büyük varisler: Çapları 5-14 mm arasında değişen cilt üzerinden net bir şekilde çıplak gözle görülen pakeler ve damar genişlemeleridir.
  • Orta boy (Retiküler) varisler: Deriden hafif çıkıntı yapan, renkleri koyu yeşil olabilen, çapları 2-5 mm arasında değişen varislerdir.
  • Kılcal (Telenjektazi) varisler: Çapları 1-2mm den küçük olan varislerdir.

Varisten Korunma Yöntemleri

Varis hastalığının gelişmesinde en temel faktör, genetik yatkınlıktır. Fazla hareketlilik gerektirmeyen işlerde çalışan bireylerde de varis gelişmesi olasıdır. Sigara ve alkol tüketiminin varisin gelişmesine doğrudan bir katkısı bulunmamaktadır.

Pek çok varis önleyici krem ve ilaçlar bildirilmekle birlikte, varis gelişmesini engelleyen etkili ilacın bulunmadığını da söylemekte yarar vardır. Fakat alınabilecek çeşitli önlemlerle varis gelişiminin önüne geçebilir.

Şunları Yapabilirsiniz;

  • Her gün gerçekleştirilen düzenli egzersiz
  • Sabit bir şekilde oturmamak
  • Kilo kontrolü
  • Koruyucu nitelikte olan varis çoraplarını kullanmak.

Bunlar oldukça önemlidir.  Ayrıca Topuklu ayakkabı giymemek ve bacaklarınızı fırsat buldukça yukarıda tutmak varisi önlemede değerli bir ayrıntıdır. Roza (Rosacea) Hastalığı Tedavisi

Varis Muayenesi olmak için bizimle iletişime geçiniz.

  • Tel: 0224 249 44 41
  • Whatsapp: 0541 207 22 95

Yayın tarihi: 23 Mart 2026 (23.03.2026)

Bu içeriğin geliştirilmesinde Dr. Öğr. Üyesi Op. Dr. Yunus Keser Yılmaz katkı sağlamıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Damar sağlığınız için erken tanı ve tedavi oldukça önemlidir. İlerleyen varis; sağlık, yaşam kalitesi ve damarların korunması açısından önemli riskler oluşturur. Erken tedavi, hem komplikasyonları önler hem de yaşam konforunu korur. Tanı, tedavi ve damarlarınızın sağlığını korumak için mutlaka hekiminize başvurmalısınız.